Toygun Atilla - İfşa
Kitap Tavsiyelerim

İFŞA

Organize suç örgütleri, terör ve istihbarat alanlarında uzman Gazeteci Toygun Atilla’nın yazmış olduğu bu muhteşem kitabı ile karşınızdayım. Bilindiği üzere, 15 Temmuz 2016 gecesi Fetö’nün yapmış olduğu darbeyi yaşadık. Fetö’nün ileriki zamanlarda ülke için tehlike oluşturacağını birçok kişi zamanında dile getirmişti nitekim.

Bu kitapta Fetö’nün yıllar yıllar içinde ülkenin tüm kurumlarına nasıl yerleştiğini, kimlerle irtibat sağladığını, Fetö’nün katalog evliliklerini, Polis Akademisi’ne girmek için soruların nasıl çalındığı, MİT’e nasıl girdiklerini, 17 – 25 Aralık davasını, futbolla ilişkisi açıkça anlatılmış. Küçük yaştan itibaren yurtlarında kalan öğrencilerin beyinlerinin nasıl yıkandığı, bu yoldan ayrılmak isteyen kişilerin nasıl tehdit edildiğine de yer verilmiş. Bilmediğimiz neler varmış neler…

Herkesin anlayacağı ve akıcı bir dille yazılmış olması ise kitabı sürükleyici kılıyor. Kitap, 281 sayfa ve bir günde bitirdim. Kitabı soluksuz okudum diyebilirim. Hatta beni çok etkileyen şu aşağıdaki bölümü sizinle paylaşmayı isterim:

Şeref tribünündeki Fetullah Gülen ve yanındakiler

Futbol üzerinden açılım da devam eden günlerde geldi. Cemaatin bir uzantısı olan Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı, 1995’te Dünya Yıldızlar Karması ile Türkiye Yıldızlar Karması arasında bir futbol maçı organizasyonu yapacağını duyurdu.

Bu organizasyonun amacının Bosna yararına olduğu açıklandı. Gerçek ise Fetullah Gülen’in toplumdaki geniş kitlelerle tanıştırılması, PR çalışması, gövde gösterisi ve ‘Futbolda biz de varız’ denmesiydi. Organizasyonun en temel amaçlarından biri de örgütün yurtdışında yayılmasına katkıda bulunmak, okullar açmasına olanak sağlamaktı…

…Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı tarafından düzenlenen Dünya Yıldızlar Karması ile Türkiye Yıldızlar Karması arasındaki futbol maçı 19 Eylül 1995’te Ali Sami Yen Stadyumu’nda oynandı. Protokol tribününde Fetullah Gülen yerini almış, ilk kez geniş kitlelere boy göstermişti. Hem de ne boy göstermek! Ülkenin siyaset sahnesinde devrinin en etkin isimleriyle yan yanaydı.

Kimler mi vardı?

Başbakan Tansu Çiller, Bosna Cumhurbaşkanı Aliya İzzet Begoviç, eşi Halije, Başbakan Yardımcısı Hikmet Çetin, Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Yıldırım Aktuna, Devlet Bakanı Esat Kıratlıoğlu, Spor Bakanı Şükrü Erdem, İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek…

Şeref tribününde Fetullah Gülen’in yanında dünyaca ünlü bir konuk daha vardı. O da menajer Bayram Tutumlu ile birlikte stadyumda yerini alan Maradona’ydı.

Maçı hakem Ahmet Çakar yönetti. Yardımcılıklarını da Maksut Balla ve Mehmet Kaya yaptı. Hava oldukça soğuk, yağışlıydı, hafta içiydi. Buna rağmen stadyum neredeyse doluydu. Hatta ertesi gün maçı yorumlayan köşe yazarları da bu şartlarda oynanan maça olan ilginin yüksekliğine dikkat çekiyorlardı. Maçı izlemeye gelenlerin büyük çoğunluğu cemaat mensubuydu.”

Sonuç

Yukarıda paylaştığım bu bölüm gibi daha birçok sürprizlerle karşılaşacaksınız. Fetö gibi cemaat yapılanmalarının insanları din üzerinden nasıl sömürdüğünü gözler önüne sermektedir. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu ülkeyi kurarken boşuna din ile devlet işlerini birbirinden ayırmadı.

Sonuç olarak bu kitap, kütüphanenizin bir köşesinde bulunması gereken kitaplardan biridir.

Keyifli okumalar dilerim…

Pınar Kaya

Follow by Email