Goethe House
Almanya,  Frankfurt am Main,  Yurtdışı Deneyimlerimiz

YÜZYILLAR ÖNCESİNDEN GELEN SES

“Mutluluğun değerini biliyor mu acaba?” diye seslenir bize yıllar, hatta asırlar öncesinden…

Sonra bir başka sayfada da şöyle seslenir: “Nasıl olur da mutluluk kaynağımız, aynı zamanda keder çeşmemiz olabilir?”

25 yaşındadır henüz, bu satırları yazdığında… Nişanlı olan bir bayana aşık olmuş, karşılıksız kalan bu aşkını satırlara dökmüştür. Hissedersiniz satırlarında acıyı da, mutluluğu da, öfkeyi de, çaresizliği de…  Asırlar öncesinden adeta konuşur gibi, dertleşir gibisinizdir O’nunla…

“Kimdir bu sözlerin sahibi?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim… Dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri ve Alman edebiyatının temsilcisi olan Goethe’dir, tam adıyla Johann Wolfgang von Goethe, bu sözlerin sahibi… 1774 yılında mektup türünde, “Genç Werther’in Acıları” isimli romanında yazmış olduğu ve insanın aklında yer eden cümlelerdir, bu cümleler…

Gelin, şimdi hep birlikte bir zaman yolculuğuna çıkıp bundan yüzyıllar öncesine gidelim ve önce kendisini tanımakla başlayalım…

Kısaca Hayatı

Takvim yaprakları, 28 Ağustos 1749’u gösterdiğinde Goethe, Almanya’nın Frankfurt şehrinde dünyaya gözlerini açar. Frankfurt’un tanınmış ve varlıklı bir ailenin çocuğudur. Avukat olan babası, Johann Caspar Goethe; annesi ise Catherine Elisabeth Goethe’dir. Dünyaya gözlerini açtığında – ailesi ve doğduğu evdeki insanlar da dahil olmak üzere -kimse Goethe’nin edebiyat tarihinin en önemli kişilerinden biri olacağını bilmiyordu…

Küçük yaştan itibaren İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Latince ve Yunanca dillerinde eğitim almış; bunun yanı sıra da piyano ve çello çalmayı, dans etmeyi, biniciliği ve eskrimi öğrenmiştir. Edebiyatçı kişiliği ile kendisini tanısak da aslında Hukuk Fakültesi’ni bitirmiş bir avukat, ressam, doğabilimci ve siyasetçidir de aynı zamanda.

“Siyasetçidir” de diyorum; çünkü Almanya’da Weimar Dükalığı’nın Maliye Bakanı olarak belli bir dönem görev yapmış ve çeşitli idari görevlerde bulunmuştur. Bunun haricinde Goethe, Almanya’da İslamiyet’e pozitif yaklaşan ilk edebiyatçı olmuştur; çünkü Kur’an tefsiri üzerinde çalışmalar yapmış ve doğu uygarlığı ile ilgilenen bir tarihçi olan Josef von Hammer’in Kur’an çevirisini sürekli olarak okuyan birisi olmuştur.  

83 yıllık hayatını dolu dolu geçiren Goethe; şiir, drama, hikâye (düzyazı ve dörtlük şeklinde), otobiyografik, estetik, sanat ve edebiyat teorisi, doğa bilimleri olmak üzere birçok alanda yazmış olduğu eserlerini geriye bırakmıştır. 22 Mart 1832 tarihinde de Weimar’da hayata gözlerini yummuştur.

Goethe’nin Evi (Goethe Haus)

Goethe House

Hayat hikayesini kısaca anlattıktan sonra sizleri, yukarıda da fotoğrafı görülen Goethe’nin doğduğu ve yaşadığı evlerden ilkine götürmek isterim. İkincisi de Weimar’da bulunmaktadır ve hayatının belli dönemini de Weimar’da geçirmiştir. Olur da yolunuz bir gün Frankfurt’a düşerse, günümüzde müze olarak hizmet veren Goethe’nin Evi’ni görmeden dönmeyin derim. Frankfurt’un merkezi konumunda, “Großer Hirschgraben” isimli sokakta bulunmaktadır.

Goethe’nin yaşadığı ev, Yedi Yıl Savaşları’nda (1756 – 1763 yılları arasında, Avrupa’nın güçlü devletleri arasında, yaşanmış bir dizi askeri çatışmadır. Savaşın nedeni, Büyük Britanya ve Fransa için aralarındaki sömürge yarışı; Avusturya ve Prusya içinse Orta Avrupa hegemonyasıdır. Yedi Yıl Savaşı, küresel çapta gerçekleşen ilk savaştır) Avusturya – Fransa birliği Frankfurt’u işgal etmesinden sonra karargah binası olarak kullanılmıştır.

II. Dünya Savaşı’ndan Goethe’nin evi de nasibini almıştır. Büyük bombardıman öncesi evin tüm eşyaları sığınaklara taşınıp korunmayı başarsa da ev, bombalardan kurtulmayı başaramamıştır. Ev, II. Dünya Savaşı bittikten sonra en ince detaylarına kadar orjinaline uygun olarak yeniden inşa edilmiş olsa da yaşanmışlığı hissediyor ve adeta zamanda yolculuk ediyorsunuz.

Evin her bir köşesi tarih kokuyor…

Mutfakta kullandıkları tencereler, odalardaki perdeler, tavandaki avizeler, yemek masaları ve sandalyeler, doğduğu oda, porselen takımları, kütüphane ve kitaplar, şiirlerini yazdığı oda ve yazı masası, duvardaki tablolar, aynalar, odalardaki dökme demir sobalar… Hepsi, sanki size geçmişten bir şeyler anlatmaya çalışır gibi…

Yemek masası hangi sevinçlere, üzüntülere, hikayelere eşlik etmiştir kim bilir…

Ah, o kütüphanedeki kitaplar! Kitaplığın tozlu raflarında asırlara adeta meydan okurcasına… Hangi eller, dokunmuştur o sayfalara kim bilir…

Aynalar, hangi yüzleri sırrına saklamıştır kim bilir…

Şiirlerini yazdığı odadaki masa, “Genç Werther’in Acıları”nı yazdığı masa… Aşkının ve duygularının gizli şahidi… Kaç kez gözyaşı, mürekkeple buluşup o masaya aktı kim bilir… Hangi sevinçlerinin şahidi, hangi üzüntülerinin suskun dili kim bilir…

O sobalar… O soğuk Kış günlerinde, hangi konuşmaların şahidi olarak önünde kimleri ısıtmıştır kim bilir…

Merdivenlerin gıcırdıyan basamaklarından ağır ağır, sindire sindire çıktım… Ah, Goethe! Sen değil miydin ki; “dünya güzeldir; ama bir şairin gözüyle daha da güzel olur” diyen… Senin şiirlerinle dolaştım evi…

Evi dolaşırken zaman durmuş gibiydi adeta benim için ya da ben Goethe’yi sevdiğimden dolayı zamanın farkına varamadım, bilmiyorum; ama Goethe’nin evi de Polonya’daki Chopin’in evi gibi güzel anılardan biri oldu benim için. Edebiyat’a damgasını vurmuş Usta’nın yaşadığı evde, dokunduğu eşyalar arasında o havayı solumak ve Goethe ile buluştuğunuzu hissetmek, benim için tarifsizdi. Evde en fazla zaman geçirdiğim yerler; 1. Katta bulunan Kuzey ve Güney yan odalara ayrılan “Peking” isimli salon, 2. Katta bulunan kütüphane ve 3. Katta bulunan Goethe’nin şiirlerini yazdığı odası (evin planında “Şairin Odası” olarak geçmektedir) olmuştur.

***

Goethe’nin evi, haftanın her günü ziyaretçilere açıktır. Giriş ücreti; yetişkinler için 7 €, öğrenciler için 3 €, çocuklar için 1.50 €’dur. Müzeyle ilgili güncel fiyatları ve ziyaret saatlerini yazının sonundaki “Kaynak 1” de paylaşmış olduğum linkten inceleyebilirsiniz. Ayrıca evin kapısından girdiğinizde evin kat planı ile birlikte odalarını anlatan “Goethe’yi Anlamak” isimli kartları bulabilirsiniz. Türkçe de dahil olmak üzere 6 dilde tercümesi bulunmaktadır. Bu kartlarla birlikte evi dolaşabilirsiniz. Yazıma son vermeden önce de aşağıda Goethe’nin Evi’nden çekmiş olduğum birkaç fotoğrafı daha sizlerle paylaşmak isterim.

Goethe House Dining Room
Goethe House Library
Goethe House Blue Room
Goethe House Ceramics

Bir sonraki ay, yeni yazımda tekrar buluşuncaya dek sevgiyle kalın…

Pınar Kaya

* Kaynak 1: https://www.goethehaus-frankfurt.de/

Follow by Email